Atatürk Çiçeği Hakkında Genel Bilgiler

Atatürk Çiçeği, sütleğengiller familyasından gelen bir bitki türü olup; aslında bu çiçeğin anavatanı Meksika’dır. Tüm dünyaca bilinip, özellikle Amerika’da poinsettia ismiyle anılır ve Noel de her yerde görmek mümkündür. Bizim ülkemize, Cumhuriyet döneminde getirilmiştir. Bizde ki isminin Atatürk Çiçeği olmasının sebebi de; Atatürk’ün gezdiği bir serada bu çiçeği görüp çok beğenmesinden kaynaklandığın söylenir. Pembe, sarı ve beyaz renkleri daha sonra üretilmiş olup, asıl rengi kırmızıdır. Kırmızı rengi o kadar canlı ve güzeldir ki bu çiçeğe bakmaya kıyamazsınız.

Atatürk Çiçeğinizi evinizde yetiştirecekseniz çiçeklerinin açması için özellikle yapmanız gereken şeyler bulunmaktadır. Eylül ayının hemen başından itibaren gündüz aydınlığı, gece vakti ise karanlığı seven bu çiçeği; gece karanlık bir odada bırakmalısınız. Bulunduğu odanın gündüz vakti çok ışık almasına hatta bir saat kadar da çiçeğinizi güneşte bırakmaya özen gösterin ki çiçeklerini açsın. Bu şekilde sonbahar mevsiminin sonuna kadar çiçek açmaya başlar. Eğer halen yapraklarda kızarma olmadıysa, gece olduğu oda yeterince karanlık kalmamış demektir. Yaz mevsiminde çiçeğinizi havadar ve güneş alan bir yerde bırakabilirsiniz ama yaz sonunda hemen eve almanız gerekir yoksa hastalanır.

Eğer bahçede yetiştiriliyorsa, soğuklardan hiç hoşlanmaz. Yapraklarını döker ve çiçeğiniz hemen bozulur. Bu nedenden dolayı bahçede yetiştirmek için en uygun yer Akdeniz Bölgesi ‘dir.

Toprak seçimini yaparken dikkat etmemiz gereken şey karışım hazırlatmaktır. Koyun gübresi(eski olacak),ponza taşı ve humuslu topraktan hazırlatılan karışımı kullanmalısınız. Havadar toprak sever. Sulama yaparken önce toprağını kontrol edin ve kurudukça sulayın.

Atatürk çiçeğinizi sularken hep aynı saatlerde sulamaya özen gösterin. Sabah saatlerini biraz geçtikten sonra öğlene doğru sulama yapmalısınız.

Bu güzel ve zarif çiçek, evinizde mutlaka bir köşede yerini almalıdır.

 

Paşa Çadırı Bitkisinin Genel Özellikleri

Begonia ‘Erythrophylla’ yani Paşa Çadırı bitkisi, dalı olmayan, rizom şeklinde ve begonyadan türetilmiştir. Çok hoş görünümlü olup, yaprakları parlaktır. Evinizde rahatlıkla yetiştirebileceğiniz ve zahmetsiz bir çiçektir. İri yapraklara sahip olan çiçeğimiz salonumuza çok yakışır. Çiçeğimiz aydınlık ve güneş ışığını sever. Havadar ortamlarda durursa daha sağlıklı bir şekilde büyür. Esintiyi de sever. Güneş ışığını tam olarak; günde iki kez alması yeterlidir. Sabah güneşi ve akşam güneşi bunun için uygundur. Ama ışık her daim olmalıdır. Toprağını hazırlarken dikkat etmemiz gereken bir iki husus vardır. Humuslu toprağın içine ponza taşı katılıp, özel bir toprak hazırlanır. Ponza taşı oranı, ev begonyasında uyguladığımız orantılama ile uygundur. İstanbul’da yaşıyorsanız ¼ oranında olmalıdır. Bu oran İstanbul ile aynı iklim koşullarındaki yerler için geçerlidir. Ama Ege Bölgesi’nde oran 1/5 oranındadır.

Paşa Çadırını sularken de dikkat etmemiz gerekenler vardır. Çiçeğinizin nemini kontrol edip sulama yapmanız gerekir. Çok fazla su istememekle beraber, rizom gövdesine ve o güzel yapraklarına su püskürtmesi de yapabilirsiniz. Çiçeğimizi sularken, su miktarını çok iyi ayarlamak gerekir. Çünkü suyu çok fazla koyarsak, çiçeğimiz bozulmaya başlar. Sulama yaparken, toprak karışımına da bağlı olarak; toprağındaki nem azalmaya ve kurumaya başladığında sulama yapmalıyız. Çiçeğiniz çok sıcak ve esintisi olmayan bir yerde duruyorsa da hemen bozulmaya başlar. İnsanlar gibi, çiçeklerin de beslenmeye ihtiyaçları vardır. Bazen sadece su vermek yeterli olmaz. Paşaçadırı Çiçeğimizi, her dört sulama yaptıktan sonra, besin takviyesi ile beslememiz gerekir. Çiçek coşturan veya Genta gibi çiçek besinleri mevcuttur. Bu uygulamayı yaptığımız için, sonrasında yani yaklaşık 2,5 ay kadar sonra toprağını yıkamalıyız. Toprağın dengesinin bozulmaması için, musluğun altına tutup yıkamanız yeterli gelir.

Çiçeklerimiz de sevgi ister, emek ister ve de bakım ister ki sağlıklı bir şekilde büyüyebilsinler.

Sümbül Bitkisinin Genel Özellikleri ve Yetiştirilmesi Hakkında Bilgiler

Soğanlı bir bitki türü olan Sümbül, hoş kokusu ve zarif görüntüsü ile herkes tarafından çok sevilir. Güneş ışığını direkt almaktan hoşlanmayan çiçeğimiz, ışığı dolaylı almak ister. Çoğu mevsimde yaşayan çiçeğimiz, kış aylarında bulunduğu ortamın 15 derecenin altında olmasını istemez ve hemen bozulur. Hava akımını, çok fazla sıcağı ve çok fazla soğuğu sevmeyen çiçeğimizi, tüm bu etkilerden korumamız gerekir. Yoksa çiçeğimiz hastalanır ve ömrü de kısa olur.

Sümbül bitkisini sularken de dikkat etmemiz gereken bazı hususlar bulunmaktadır. Yaz mevsiminde de kış mevsiminde de mutlaka çiçeğimizi sulamalıyız. Her zaman aynı saatte ve miktarda sulama yapılmalıdır. Yaz mevsiminde haftada 3 kez sulamalıyız, kış mevsiminde de kesinlikle susuz bırakmamalıyız. Çiçeğimize vereceğimiz suyun sıcaklığı da önemlidir. Çeşme suyu kullanmayıp; özellikle kış mevsiminde kullandığımız suyun da oda sıcaklığında olmasına dikkat etmeliyiz.

Sümbül çiçeği’nin saksısı devamlı değiştirilmemeli ve çok büyük saksı da kullanılmamalıdır. Çoğaltılması konusuna gelince; köklerinden ayırıp çoğaltma işlemi yapmak en doğrusudur.

Hyacinthus orientalis de bir sümbül türü olup yine süs bitkisi özelliğindedir ancak tüm dünya ülkeleri tarafından genellikle bilinir. Ülkemizde Akdeniz Bölgesinde ve İç Anadolu ile Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde sıkça rastlayabiliriz. Çok güzel kokan bu tür doğal olandır. Ancak bazı iri çiçekli olan sümbül türlerinin ise doğal olan bu tür gibi kokusu yoktur.

Sümbül Bitkisinin ilkbaharda özel bir bakımı vardır. İnsanlar gibi çiçeklerin de beslenmeye ihtiyaçları vardır. Bitki besini ile veya gübre şerbeti vermeniz mümkündür. Bu uygulamayı 15 gün aralıklar ile yapabilirsiniz.

Siz de bir çiçeksever iseniz mutlaka sümbül yetiştirmelisiniz.

Çan Bitkisi Hakkında Genel Bilgiler

Çan Bitkisi çok güzel ve zarif bir çiçektir. Evde kolaylıkla yetiştirebileceğiniz bitkimizi isterseniz bahçenizde de çok rahat yetiştirebilirsiniz. Hem zahmetsizdir hem de bakımı kolaydır.

Hava akımından hoşlanmamakla beraber, aşırı soğuk ve sıcaklarda bu çiçeğimizi rahatsız etmektedir. Işığı sever ancak güneş ışığını doğrudan almak istemez. Eğer çiçeğiniz sıcak ve soğuğa direkt maruz kalırsa, Çan Bitkimiz hemen bozulur. Saksı değişimi konusunda da dikkat etmemiz gereken bir husus bulunmaktadır. Yaz aylarının başında ama 2 senede bir defa saksı değişimi yapmalısınız. Çan Bitkimizi sularken de yapmamız gereken şey, toprağı kuruduğunda sulamak ama her zaman aynı ölçüyü kullanmaktır. İnsanlar gibi çiçeklerinde bazı rutinleri bulunmaktadır.

Sulamada dikkat etmemiz gereken hususlardan bir tanesi de çeşme suyu kullanmamanız gerektiğidir. Siz oda sıcaklığında bekletilmiş su kullanmalısınız. Yaz mevsiminde çiçeğiniz de sizin gibi daha fazla suya ihtiyaç duyacaktır. Sulamasını da bu şekilde yapmalısınız. Kış mevsiminde, bulunduğu odanın sıcaklığı -12 derecenin altında olmamalıdır.

Kış mevsiminde çiçeğinizi soğuktan ve rüzgardan, diğer mevsimlerde ise hava akımından korumalısınız. Çiçeklerinizin yerini belirlerken başka cisimler ile temas etmemesine de dikkat etmeniz gerekir.

İnsanlar gibi, çiçeklerin de belirli zamanlarda vitamine ve ek olarak minerale ihtiyaçları vardır. Dolayısıyla senede bir defa mineral ve vitamin ile ek takviye yapmanız gerekir. Bu takviye çiçeğinizin saha sağlıklı gelişmesini sağlar.

Sizde eğer çiçek yetiştirmek istiyorsanız, çan çiçeğini de çiçeklerinizin arasına mutlaka katmalısınız. Zahmeti olmayan bu çiçek hoş görüntüsü ile de evinizde dekoratif bir görüntü yaratacaktır.

 

Abronya Hakkında Genel Bilgiler ve Yetiştirilmesindeki Püf Noktaları

Kum minesi olarak da bilinen Abronya, Abronia umbellata olarak da geçmektedir. Familyası Gecesefasılgillerden olup, anavatanı da Kaliforniya’dır. Bu bitki türünün yaklaşık 12 adet cinsi olduğu bilinmekte olup; bizlerin yetiştirdiği ve süs bitkisi olarak kabul edilen umbellata cinsini Abronya olarak bilmekteyiz ve adlandırmalıyız.

Otsu bir bitki özelliğinde olup, boyu 15 cm’ye kadar uzayabilmektedir. Çok yıllıktır ancak dayanıklılığı çok fazla değildir. Bu nedenden dolayı yarı dayanıklı bir otsu bitki olarak geçmektedir. Fazla soğuklardan hemen etkilenir, sert iklimler yetişmesi ve devamlılığının sağlanması açısından mümkün olmamaktadır. Bu nedenden dolayı yıllık otsu bitki özelliğinde kalır. Yaprakları yeşil renklidir ve sürgünleri yere doğru yatarak gelişmektedir. Bu bitki aslında çok güzel bir bitkidir. Güzelliği ise çiçekleridir. Yaz aylarında açan çiçekleri gül rengindedir. Etrafa çok hoş bir koku yayar.

Kesme çiçek özelliğini de taşıyan Abronya, saksılarda, balkonlarda ve bahçelerde yerini her zaman alır. Güneşi sever. Hatta bol güneşli yerlerde daha sağlıklı gelişirler. Serin ve havadar yerleri seven çiçeğimizi kuru ve kumlu toprakta yetiştirmek gerekir.

Abronya yani Kum minesi bitkisinin yetiştirileceği en ideal yerler, deniz kıyılarında bulunan evlerin bahçeleridir. Özellikle Akdeniz Bölgesi ve Ege Bölgesi iklim olarak en uygun iklim özelliğinde olan 2 bölgemizdir. Bu bölgelerde bahçelere doğrudan ekebilirsiniz.

Bu hoş görünümlü ve hoş kokulu çiçeği sizde bahçenizde rahatlıkla yetiştirebilir ve bu görsel şöleni yaşayabilirsiniz. Çok fazla emek istemez ama her çiçek gibi sevgi ister. Sizi fazla yormaz, çiçekleri seviyorsanız bu çiçeği bahçenizde mutlaka yetiştirmelisiniz.

Fitonya Çiçeği Hakkında Genel Bilgiler ve Özellikleri

Fittonya olarak da geçen çiçeğimiz, Fittonia Argyroneura adıyla da bilinmektedir. Anavatanı Peru olan Fitonya Çiçeği çok hoş görünümlüdür. Sarı renkte çiçekleri ve yeşil renkli yaprakları vardır. Güneş ışığından hoşlanmayan çiçeğimiz, gölgelik alanları sever ve gelişimleri bu alanlarda çok sağlıklı olur. Nem de çok önemli olup, nem dengesini iyi ayarlamalı ve mutlaka bu dengeyi korumalıyız. Nem oranı %75 olmalıdır. Kış mevsiminde olması gereken sıcaklık 15 derecenin üstüdür. Bu derecenin altında bir sıcaklıkta kalırsa çiçeğiniz bozulur.

Mutlaka eşit miktarlar kullanarak kum, tınlı toprak ve de turba karışımı hazırlamalısınız. Bu harç yeterli olacaktır.2 tip üretim tekniği olan Fitonya’da; ayırma üretim tekniği sadece nisan ayının hemen başında yapılan ve bitkilerin(özellikle yaşlı olan bitkilerdir bunlar) tek tek, ayrı ayrı başka saksılara dikilmesi yöntemidir. Çelik tekniği ile üretimde ise; yine nisan ayının hemen başında yapılan bir uygulama olup; genç sürgünlerin,21 derecede kum ve turba ile köklendirilmesi işlemidir.

Diğer önemli hususlarda saksı değişimi ve sulamanın yapılmasıdır. Saksı değişimini her 3 yılda bir ve de Nisan ayında yapmak en doğru zamanlama olur. Sulama konusunda dikkat edilmesi gereken şey; Aralık ayı ve Ocak ayında yani çiçek verme döneminde su miktarının azaltılması gerektiğidir. Eğer çiçekleri varken su miktarını fazla verirseniz, yaprakları hemen küser ve dökülmeye başlar.

Çok güzel bir görüntüsü olan bu çiçek, çiçek yetiştirmek isteyenler için güzel bir seçimdir. Çiçeklerde emek isterler ama en önemlisi sevgi isterler.

Benjamin Bitkisi Hakkında Genel Bilgiler ve Yetiştirilmesi Hakkında İpuçları

Benjamin yani Ficus Benjamina;dekoratif özelliği olan bir çiçektir. Evimizin salonunda veya işyerlerimizde mutlaka bulunana ve Dutgilleer familyasından gelen Benjamin; ağırlıklı olarak iç mekanlarda tercih edilir. Süs bitkisi olmasına ve iç mekanlarda yerini almasına rağmen, kış mevsimini çok soğuk geçirmeyen ve don olayı yaşamayan yerlerde bahçe bitkisi olarak da yetiştirilme özelliği vardır.

Benjamin’in (Ficus Benjamina) vatanı Asya’nın güneyi, güneydoğu kısmı ve de Avustralya’dır. İç mekanlarda süs bitkisi olarak yetiştirdiğimizde boyu üç metreyi geçmez. Ancak iklim durumuna göre bazı ülkelerde Benjaminlerin boyu 30 metrenin üstüne bile çıkabilir.

Eğer siz Benjamin çiçeğinizi evinizde veya ofisinizde yetiştirecekseniz, oda sıcaklığında kalması yeterlidir. Direkt güneş ışığı almak istemeyen çiçeğiniz, başka cisimler ile temas halinde olmaktan da hiç hoşlanmaz.

İnsanlar gibi çiçeklerinde kimi zaman vitamin desteğine ihtiyaçları olur. Benjaminlerinde en azından senede bir defa mineral ve vitaminler ile desteklenmesi, sağlıklı bir çiçek olması açısından önemlidir. Kış mevsiminde oda sıcaklığınızın 8 derecenin altına düşmemesi gerekir. Çünkü Benjamin bu sıcaklığın altında kalmamalıdır. Çiçeğinizi sularken dikkat etmeniz gereken en önemli husus; susuz kalmasını önlemek ve verdiğiniz suyun oda sıcaklığında olmasıdır. İnsanlar gibi çiçeklerin de bazı rutinleri bulunur. Örneğin Benjamini sularken; her zaman aynı zamanda ve ölçüde sulama yapmalısınız.

Benjamin bitkimizi çoğaltmak için yapmamız gerekenlerin başında; birden çok oluşan gövde ve kökleri varsa, bunların içinden gövdeye en yakın olan kesilir ve suya daldırılıp bırakılır. Bir süre sonra suyun içinde kök salmaya başladığını göreceksiniz. Başka bir saksıya dikim yapmaya hazır demektir. Bu arada Benjamin’in kestiğiniz kısmını mumlarsanız veya silikonlarsanız eğer hava almasını engellemiş olursunuz ki toprakta olan bölüm zaten yaprak verecektir.

Benjamin için evinizde seçeceğiniz köşenin havadar olması; çiçeğinizin sağlığı açısından önemlidir. Çiçek yetiştirme hobisi olanlara salonlarında Benjamin yetiştirmelerini tavsiye ediyoruz.

Dua Çiçeğinin Genel Özellikleri, Yetiştirilmesi ve Bakımı

Maranta leuconeura olarak da bilinen dua çiçeği marantaceae familyasından gelmektedir. Çok güzel ve hoş bir görünümü vardır. Bilimsel adı olan Maranta; İtalyan botanikçi Bartalomeo Maranta’dan gelmektedir. Çünkü bu çiçeğin keşfini kendisi yapmıştır.

Ofislerimizde veya evimizde süs bitkisi olarak yerini alan Dua çiçeğinin en önemli özelliklerinden bir tanesi de; güneş battıktan hemen sonra yaprakları, dua eden bir insanın elleri gibi olur. Desenli yaprakları oldukça dekoratif görünümlüdür. Dua çiçeği çok büyük saksıları sevmez, saksı seçimi yaparken dikkat etmeniz gereken en önemli husus, saksının küçük, dar ve yayvan olması gerektiğidir. Toprak seçimi konusunda havadar olmasına dikkat etmeliyiz. Özel bir toprak istemez ama siz toprak karışımı hazırlatacaksanız içine ponza taşı koydurabilirsiniz. Toprak asiti de önemlidir. Hafif veya orta asitli olmasına dikkat etmelisiniz.

Elips şeklinde yaprakları olan dua çiçeğinin, üzerinde kırmızı çizgiler vardır. Yaprağın alt kısmında ise kırmızı ve yeşil çizgiler vardır. Öyle güzel bir görüntüsü vardır ki; adeta yapraklarının üzeri kalemle boyanmış gibidir.

22 tane türü bulunan Dua Çiçeği ilk Brezilya’da yetişmiştir. Nemi sever. Güneş ışığını iyi ayarlamak gerekir. Örneğin kış mevsiminde direkt güneş ışığı almasında bir sakınca yoktur. Ancak diğer mevsimlerde özellikle yaz sıcaklarında güneş ışığını direkt almak istemez. Sabahın ilk  saatlerinde  veya akşamın son saatlerinde güneş ışığını direkt alır ise hiçbir sıkıntı olmaz.

Çiçekler de insanlar gibidir. Bakıma ve ilgiliye ihtiyaçları vardır. Sulama yaparken dikkat etmeniz gereken en önemli nokta, toprağının kuru kalmamasıdır. Kış aylarında çok fazla su istemez. Orta derecede sulamak yeterli gelir. Ancak diğer aylarda ki özellikle sıcaklarda, suyunu asla ihmal etmemelisiniz. Kullandığınız suyun oda sıcaklığında ve kireçsiz olması da ayrıca önem taşır.

Phalaenopsis Orkidenin Özellikleri ve Evde Bakımı

Orkide çiçeğinin doğada pek çok çeşidi mevcuttur. Sadece dünyada değil, ülkemizde de çok özel bir çiçek çeşidi olarak kabul edilen orkidenin soğuğu ve sıcağı seven türleri mevcuttur. Phalaenopsis orkide sıcağı seven ve ev ortamında en rahat yetiştirebileceğiniz ve size ekstra bir zahmet vermeyecek olan orkide çeşididir. Evimizde eğer başka ev çiçekleri de yetiştiriyor ve bakıyorsak, phalaenopsis orkideye de rahatlıkla bakabiliriz.

Bizim nasıl ihtiyaçlarımız varsa, çiçeklerimizin de bakıma ihtiyaçları vardır. Sadece alıp evin bir köşesine koyup, suyunu vermekle çiçek bakımı olmaz. Çünkü çiçeklerin de insanlar gibi en önemli özelliklerinden bir tanesi sevgiye muhtaç olmalarıdır. Ne kadar çok sevgi verir ve dillerinden anlarsanız, onlarda o kadar coşarlar.

Orkide çiçeği için, evinizde en doğru yer güneş ışığını direkt almayan bir köşedir. Aydınlığı sever ama direkt almak istemez. Batı cephe, doğu cephe veya çok sıcağı almayan güney cephede yerleştirmek için uygundur. Saksı seçimi çiçeğin sulanması açısından önem taşır. Eğer çiçeğiniz küçük bir saksı içinde ise günde bir defa sulamanız, daha büyük ise örneğin 12 cm den büyükse de haftada bir defa sulamanız yeterlidir. Ancak toprağını sık sık kontrol etmeli ve nem dengesini mutlaka sağlamalısınız. Orkideniz için ıslak toprak değil, nemli topraktır önemli olan.

Eğer hava çok kuru ve sıcak ise; orkidenizin yapraklarına su püskürtebilir ve nem dengesini sağlayabilirsiniz. Orkide de insanlar gibi havadar ortamları severler. Bu sebepten dolayı, evinizi mutlaka hem kendi sağlığınız için, hem de çiçekleriniz için havalandırmayı ihmal etmeyin.

Saksınızın toprağını hazırlatırken, özel orkide topraklarından hazırlatmayı ihmal etmeyin. Çünkü orkideler genellikle tropikal ormanlarda yetiştiğinden, ev ortamında hazırlatacağınız toprağınızın da bazı materyalleri içermesi gerekir. Pomza, hindistan cevizi lifleri, sphagnum yosunu gibi.

Çiçeğiniz eğer hastalanırsa ve toprağında böceklenme yaparsa yapmanız gereken şey; bir pamuğa veya kulak çubuğuna biraz alkol döküp temizlemektir.

Phalaenopsis orkide hassas ve özel bir çiçektir. Sizde sevdiklerinize çiçek hediye etmek istiyorsanız ve evde bakımı da kolay olsun diyorsanız orkide en doğru seçimlerden bir tanesidir.,

Çiçekler de sevgi ve emek isterler.

Phalaenopsis-Orkide

Orkide Bitkisinin Özellikleri, Evde yetiştirilmesi ve Bakımı

Orkide çok özel ve hassas bir bitkidir. Eğer evinizde menekşeleriniz varsa ve bakımını yapıyorsanız, orkideyi de çok rahatlıkla yetiştirebilir ve bakımını yapabilirsiniz.

Orkidenin pek çok çeşidi bulunmaktadır. Phalaenopsis orkide, ev ortamında rahatlıkla yetiştirebileceğiniz bir çeşididir. Çiçeğinizin de sizin gibi oksijene ihtiyacı vardır.Bunu unutmamak gerekir. Bu sebepten dolayı evde orkide yetiştirmek doğru bir seçim olacaktır. Direkt hava akımından yani sıcak ve soğuğu direkt almaktan hoşlanmayan orkide için evde en doğru yer; doğu cephe, batı cephe ve güneş ışığının altında kalmayacak şekilde güney cephedir. Evde saksıda yetiştireceğimiz orkidemizi seçtikten ve yerini belirledikten sonra, gelelim nasıl bir saksı toprağı seçmemiz ve nasıl bir nem dengesi sağlamamız konusundaki püf noktalarına. Doğada bulunan orkide çiçeği çeşitleri genellikle tropikal bölgelerde bulunduğu için, biz de evimizde yetiştirirken toprağını, bazı özel karışımlar ile hazırlamalıyız. Sphagnum yosunu, pomza, çam kabukları gibi karışımlardan oluşan bu özel saksı toprağı karışımını kendiniz hazırlamanız gerekmiyor. Çiçeklerle ilgili toprak, vitaminler ve mineraller gibi pek çok şeyi bulabileceğiniz birçok yer bulunmaktadır. İnternetten de araştırıp sipariş verebilirsiniz.

Çiçeğinizin saksı değişimi için en uygun ay mayıs ayıdır. Bu çiçek için evde bakım yapılacak ayın hiçbir önemi yoktur. Burada tek önemli nokta, evinizin sıcaklığıdır. Kışın orkidenizin bulunduğu oda sıcaklığının 16 derecenin altında olmaması gerekir. Orkidenin bulunduğu ortamın nemli olması da önemlidir. Nem dengesini sağlamak için, ihtiyaç olduğu durumlarda spreyle yapraklarına su sıkarak, bu dengeyi sağlamanız mümkündür. Çiçeğinizi sularken de dikkat etmeniz gereken en önemli nokta her gün aynı saatte ve aynı miktarda su vermeniz gerektiğidir. Eğer orkidenizin bulunduğu saksı ufaksa günde bir kere; eğer saksınız çok büyükse de haftada bir defa sulamanız gerekir ki burada toprağı nemli tutmak önemlidir. Toprağın sulu olmasına değil, nemli olmasına göre su ihtiyacını karşılayacaksınız. Her çiçek gibi orkide de vitamin ihtiyacını toprağından alır. Bu sebepten ötürü senede bir defa mineral ve vitamin desteği vermelisiniz.

Orkidenizi kış aylarında ayda bir kere, yaz aylarında da haftada bir kere gübrelemeniz gerekir. Orkideniz için çiçekçilerde bulabileceğiniz özel gübreler mevcuttur. Gübreleme yaparken npk içerikli olmasına da dikkat etmelisiniz.

Orkide çiçeğinin bakımı kolay olduğundan, hediye olarak götürebileceğiniz özel çiçeklerden bir tanesidir.

orkide-bakimi