Orkidenin Anlamı

Son 10 yıldır orkideler, ülkemizde sık sık tercih edilen ve sevilen çiçekler halini almışlardır. Tabii bu kadar tercih edilemye başlanında orkidelerin anlamları da merak edilir olmuştur çünkü gerek  Hastalık olsun gerek kutlama olsun insanlar bir yere çiçek götürecekleri esnada artık vazo çiçekleri yerine orkide gibi narin ve zarif orkideleri tercih eder olmuşlardır. Tabii bu çiçeklerin bu şekilde talep görmesi, arzı da arttırır hale geldi. Eskiden tek tük renk çeşidi çok fazla olmadan, oldukça pahalı şekilde satılan orkideler, artık rengarenk ve cüzi rakamlarla satılmaya başlanmıştır.
Orkidelerin anlamına gelirsek her rengin aynı güllerde olduğu gibi kendine özgü anlamları ve imaları bulunduğu iddia edilmektedir. Gelin bu anlamları hep beraber inceleyelim.

orkidenin anlamı
Renklerine göre Orkidenin Anlamı

Orkidelerin rengarenk olduğunu ve her bir rengin kendine özgü anlamları olduğunu tahmin ediyorsunuzdur. Aynı güllerde olduğu gibi bu narin çiçeklerinde beyaz, mor, sarı, pembe ve mavi renkleri olduğunu biliyorsunuzdur. Belki sarı ve mavi orkide ile şu ana kadar denk gelmemiş olabilirsiniz çünkü maksimum 1 senedir piyasada olan ve biraz pahalı olarak satılan çiçekler bunlar ama eminiz ki talep arttıkça fiyatları normalleşecektir.
Beyaz orkidenin anlamı tüm çiçeklerde olduğu gibi saflığın ve zerafetin simgesi olarak belirtilmektedir. Saygı duyduğunuz, saf duygularla sevginizi belirtmek istediğiniz kişilere bu çiçeği hediye edebilirsiniz.
Fuşya renkli orkide de sevimliliği ima etmektedir. Kardeşçe duygular beslediğiniz kişilere vermeniz uygun olacaktır.
Sarı orkide ise sıcaklığı ve samimiyeti ifade eder. Oldukça nadir bulunur ki ülkemizde çok fazla bulunduğu söylenemez. Bundan dolayı bu çiçeği hediye edeceğiniz kişiyi iyi seçmenizi tavsiye ederiz.
Mor Orkidenin anlamı asalettir. Bu çiçeği her yerde bulabilirsiniz.
Mavi orkide ise aşkların en büyüğü anlamına gelmektedir. Tabii ki bu nadir bulunan mavi orkideyi eşinizden başka kimseye hediye etmemenizi tavsiye ederiz.

Tabii ne olursa olsun çiçek hediye edeceğiniz kişi tabii ki sizin için her türlü önemlidir, bu yüzden bu anlamlara takılmanıza hiç gerek yoktur. İçinizden hangisi geliyorsa, bütçeniz hangisine yetiyorsa onu hediye edin yeter.

 

Orkide

Orkide doğada çok çeşide sahip bir çiçektir. Yalnızca dünyada değil, ülkemizde de bilinen ve çeşidi çok olan bu özel çiçek; yetiştirilmesi de kolay nadide bir çiçektir. Phalaenopsis orkide evinizde rahatlıkla yetiştirebileceğiniz ve sıcağı seven bir orkide çeşididir

orkideOrkide çiçeğine evinizde yer vermek istiyorsanız; güneş ışığını direkt olarak almayan bir köşe seçmeniz gerekir. Doğu cephe ve batı cephe uygun olmakla beraber; saksı seçerken de bazı hususlara dikkat etmek gerekir. Çünkü sulama işlemi , çiçeğin sağlıklı gelişimi için önem taşır. Saksınız, eğer 12 cm den büyükse çiçeğinizi haftada bir kere sulamanız gerekir. Ama nem dengesini sağlayabilmek açısından toprağınızın kuruluğunu kontrol etmenizde fayda bulunmaktadır. Önemli olan toprağın nemli olmasıdır.

Çok sıcak ve kuru havalarda su püskürtme de yapabilirsiniz. Böylelikle nem dengesini de sağlamış olursunuz. Orkidelerin en önemli özelliklerinden bir tanesi; tropikal ormanlarda yetişmesidir. İşte bu sebeple ;siz de orkidenizin toprağını özel bir karışım yaptırtarak hazırlatmalısınız. Bu karışımın içinde de ceviz lifleri, pomza, hindistan cevizi lifleri, sphagnum yosunu gibi materyallerin olması gerekir. Unutmamak gerekir ki; insanlar gibi çiçekler de bakım ve özen gösterilmek ister.

Eşmeya

Eşmeya çiçeği yani kupa çiçeği; Aechmea Fasciata olarak da bilinmektedir. Ana yurdu; Güney Amerika ve Brezilya olmakla birlikte; görüntüsü ile kendine hayran bırakır. Renkleri mavi, pembe ve kırmızı şeklinde olup, renk cümbüşü yaşatır. Kupa Çiçeğinin yani eşmeya’nın en önemli özelliği güneşi sevmesidir. Ama burada dikkat edilmesi gereken husus; güneş ışığını direkt almaktan hoşlanmamasıdır. Nemde dahi orantıyı sevmekle birlikte; 75% lik nem dengesi hem yeterlidir hem de bu oranın korunması gerekir.

Suyu çok sevmemekle birlikte; çok sıcak havalarda su püskürtme yöntemi de en güzel yöntemdir. Soğuk hava koşullarından olumsuz etkilendiği için, kış aylarında dikkatli olmak gerekir. 12 derecenin altındaki sıcaklıkta kalmamasına dikkat etmeliyiz yoksa çiçeğimiz hemen zarar görür. Soğuktan hoşlanmadığı için çiçeğinizi iyi korumalısınız ve sağlıklı gelişimini sürdürmesini sağlamalısınız.

Eşmeya çiçeği yaz sonunda açmaya başlar ve bu çiçeklerin açma yaşları vardır. Genellikle 3 yaşında çiçeklerini açar ve emek ister. Hava sıcaklığı eksili dereceleri gördüğü takdirde; çiçeğinizi sarmalı ve hem rüzgardan hem de soğuktan korumaya almalısınız.

 

 

Cam Güzeli

Cam güzeli; canlı renklere sahip olan ; görüntüsü çok güzel ve baktığımız zaman tam bir görsel şölen havası yaratan hoş bir bitkidir. Cam güzelinin en önemli özelliği; güneş ışığını çok sevmesi ve derece farklarından da hoşlanmamasıdır. Hava akımından olumsuz etkilenmesi sebebiyle; yerine özen göstermemiz gerekmektedir. Çiçeğimizin sağlıklı bir şekilde gelişebilmesi ve canlılığını koruyabilmesi için bu hususlara özellikle dikkat etmemiz ve özellikle de ısı farklarından korumamız şarttır. Her sene bir defaya mahsus olmak üzere; vitamin desteği ve mineral desteği yapmamız gerekir. Bakımı esnasında dikkat edilmesi gereken hususların başında; Cam güzeli bitkisinin güneş ışığı alması gerektiğidir. Güneş ışığını sevmesinin yanı sıra çiçeğimizi rahatsız eden ve sağlığını etkileyecek etkenlerden birisi de hava akımıdır. Bu konuda dikkatli olunması ve korunması gerekir. Her gün aynı zamanda ve aynı saatte beslenmesi gerekmekle birlikte sulama miktarının da aynı olmasına ayrıca dikkat etmek gerekir. Çiçeğin toprağını sularken suyu her tarafa ulaştırmalı ve eğer kış mevsimindeysek çeşme suyunu alıp soğuk olarak dökmemeliyiz. Oda sıcaklığına getirmeli ve ondan sonra sulama yapmalıyız.

Nisan ayında çiçeğimizin saksı değişimini yapmalı ve çoğaltırken de kökten ayırma yöntemini uygulamalıyız. Eğer köklerden ayıracağımız bitkimizi, bir başka saksıya dikersek bu yöntemle çoğaltma yapmış oluruz.

Kurdele Çiçeği’nin Genel Özellikleri

Chlorophytum comosum olarak da geçen Kurdele Çiçeği, bakımı en kolay ve zahmetsiz çiçekler arasındadır. Gölgede mi bırakayım yoksa güneşe mi alayım ya da nasıl çoğaltayım diye düşünmenize hiç gerek yoktur. Çünkü Kurdele Çiçeği her ortama uyum sağlayabilen bir süs bitkisi özelliğindedir. Sulamayı bile unutsanız hiç üzülmeyin çünkü köklerinde besin ve suyu depolamaktadır. Asparagaceae familyasından gelmektedir. Örümcek bitki yani spider plant adını da alır. Anavatanı Afrika’nın güneyidir. Çok yağış alan yerlerde suyu depolama özelliği vardır. Çok sıcaklarda da bu depoladığı suyu kullanır.

Köklerinin parçası olan yumruları vardır. Ama yumrulu bir bitki değildir. Çünkü bu yumruları hem suyu depolama özelliğine sahiptir, hem de besini. Kısacası filizlenme özelliğine sahip bir bitki değildir. Evinizde kurdele çiçeği yetiştirirken önem vermeniz gereken bir husus; ışık ve aydınlık alan bir yere yerleştirmenizdir. Çünkü sabah ve akşam saatlerinde ışığı alırsa, daha güzel büyür ve sağlıklı da olur. Yaz mevsiminde direkt öğle güneşinde bırakmamalısınız.

Kurdele çiçeğinin yaprakları o kadar güzeldir ki özellikle salonlarımızda yetiştirmek istememizin sebebi de budur. Yaprakları ne kadar sağlıklı olursa güzelliği de o kadar artar. Çiçeğimizi sularken klorlu su kullanmazsak çok iyi olur. Eğer musluk suyu kullanacaksak, mutlaka bir gün suyu bekletmelisiniz. Yaz mevsiminde, sıcaklarda sulama yaparken önce toprağını kontrol etmelisiniz. Kuruma başladıysa sulayabilirsiniz. Kış mevsiminde hiç sulamasanız bile sıkıntı olmaz. Serin bir yerde durması yeterlidir.

Toprağınızda gübre kullanmayı düşünüyorsanız solucan gübresi veya koyun gübresi tercih etmelisiniz. Eğer varsa keçi gübresi de kullanım için uygundur.

Hiç zahmeti olmayan ama dekoratif görüntüsü olan bu çiçeğe salonlarınızda mutlaka yer vermelisiniz.

Salon Sarmaşığı Hakkında Genel Bilgiler ve Bakımındaki Püf Noktaları

Salon sarmaşığı, pothos ismiyle de geçmekte olup, ülkemizde sadece sarmaşık ismiyle anılmaktadır. Eğer salonunuzun bir köşesinde yetiştirecekseniz sizi hiç ama hiç yormayacak bir çiçek türüdür. Su, ışık ve de toprak konusunda da tercihi olmayan salon sarmaşığı, çalışıp da çiçeklerine çok fazla vakit ayıramayanların genellikle tercih ettiği bir çiçek türüdür. Temin etmesi de çok kolay olup, hemen hemen tüm çiçekçilerden satın alabilirsiniz.

Salon sarmaşığı çok hızlı büyüyen bir bitkidir. Evinizde ışığı tam olarak alan bir köşeye koyarsanız, çiçeğinizin yapraklarındaki farkı da görebilirsiniz. Genel itibarı ile gölgelik bir alanda bırakırsanız da büyür ama yaprakları daha küçük olur ve asıl sahip olduğu o muhteşem yeşili göremezsiniz. Onun için siz ışık açısından en verimli alanı kullanın. Yaprakları daha yeşil ve güzel olsun. Salon sarmaşığınızı çok fazla sulamanıza gerek yoktur. İhtiyaç olduğunda yani toprağında kuruma varsa sulama yapabilirsiniz. Eğer çok fazla sularsanız, yaprakları sararmaya başlar.

Toprak seçimi yaparken de havadar olan toprak seçmenizde fayda var. Bu bitki çok çabuk büyümektedir. Siz belirli zamanlarda sarmaşığınızı budayabilirsiniz. Budama işlemi yaparken; yaz mevsimindeyseniz önce suya daldırma yöntemi ile, ilkbahar mevsiminde iseniz de dalını kesip direkt toprağa dikerek yapmanız mümkündür. Hatta aynı saksı içinde diğer kökün yanına dikerseniz, çiçeğiniz daha da gür gözükür. Bu da bir yöntemdir.

Sarmaşık çiçeğinizi açık alanda yetiştirmek istiyorsanız; yaşadığınız bölge de önemlidir. Akdeniz Bölgesi bu şekilde çiçeğinizi yetiştirmek için uygundur. Kıyı bölgelerinde hatta bütün bir yıl boyunca açıkta bile bırakabilirsiniz. Nemi seven bir bitki özelliğindedir.

Evinizi düşünün. Temizlik yaptığınızda eviniz bile daha canlı gözükür. Salon sarmaşığı da aynı bu şekildedir. Özellikle sıcak aylarda yapraklarını ıslak bir bezle silebilir veya suyun altına tutup yıkayabilirsiniz. Böylelikle yapraklar hem daha parlak hem de daha canlı gözükecektir.

Sizde evinizin bir köşesini Salon Sarmaşığı için ayırabilirsiniz.

Ev Begonyası’nın Genel Özellikleri ve Bakımı

Eğer siz de evde Begonya yetiştirmek istiyorsanız, rizom gövdeli olanları tercih etmelisiniz. Çınar begonyası, paşa çadırı ve reks begonyaları gibi pek çok çeşidi mevcuttur. Evde yetiştirmek için en çok tercih edilen Çınar Begonyasıdır. Çok güzel yaprakları vardır ki genellikle bu yüzden insanlar evlerinde yetiştirmek isterler. Boyları kısa olup, yaklaşık bir metre civarında uzamaktadırlar.

Saksı seçimi yaparken dikkat etmeniz gereken yayvan özellikli bir saksıda daha rahat büyüyeceğidir. Derinlik olarak ise 12 cm yeterlidir. Toprakları da özel olan ev begonyamız için humuslu, ponza taşı ilaveli olmasına önem vermeliyiz. Bu şekilde hazırlatırken eğer İstanbul’da yaşıyorsak ponza taşı oranı ¼ olmalıdır veya Ege Bölgesi’nde isek 1/5 oranında olmalıdır. Her bölgeye göre bu oran değişmektedir. Akdeniz Bölgesi için de Ege bölge oranını uygulayabilirsiniz. Ancak Karadeniz’e geçtiğimizde oran değişir ve 1/3 olur. Dolayısıyla oran hesaplaması yapılırken, bölgenin iklim koşulları ve nem oranı dikkate alınmalıdır.

Kalsiyuma sadece bizler ihtiyaç duymayız. Ev begonyanızın da kalsiyum almaya ihtiyacı vardır. Bunun için saksının dip kısımlarına kalker taşları koyarsanız bu ihtiyaç kendiliğinden çözümlenmiş olur. Eğer kalker taşı bulamazsanız, dolomit taşları da aynı vazifeyi görür. Taşlarınızı saksının dibine güzelce dizdikten sonra, ponza karışımı ile hazırladığınız toprağınıza çiçeğinizi dikebilirsiniz. Saksı değişimi zamanı kısa değildir. Eğer taşları da kullandıysanız beş seneden önce saksı değişimine ihtiyaç olmaz. Aydınlığı ve güneş ışığını seven begonyalar, cereyanda kalmamalıdırlar. Çok sık sulamanız gerekmez yeter ki odadaki nem dengesini iyi sağlayın ki yapraklardan beslensin. Bu önemli bir püf noktasıdır.

Ev Begonyaları hassas çiçeklerdir. İlgi ve sevgi gösterirseniz çiçeğinizin çok daha güzelleştiğini göreceksiniz.

Mum Çiçeği Hakkında Genel Bilgiler ve Yetiştirilmesindeki İpuçları

güzel çiçeğimizin bakımında ve yetiştirilmesinde bazı hususlara dikkat ettiğimizde hiçbir sıkıntı yaşamayız ve çiçeğimiz coşar.

Mum Çiçeği, Apocynaceae yani zakkumgiller familyasından gelmekte olup, kalın ve sert yapraklara sahiptir. Yapraklarının üzerlerinde çizgi ve yaldızlı lekeler mevcuttur. O kadar güzel v hoş bir görüntüsü vardır ki; bakmaya doyamazsınız. Çiçeğimiz çok aşırı soğukları ve sert rüzgarları hiç sevmez hele ki ıslak toprak hiç bu çiçeğe göre değildir. Eğer soğuk havada toprağı ıslak kalırsa çiçeğiniz hemen hastalanır.-7 dereceye kadar dayanabilir ama soğuğun etkilerine maruz kalmamalıdır.

Mum çiçeği gelişirken 2 yaprak açıp sonra 2 yaprak daha açarak büyümeye devam eder. Ya da yapraklarını açmadan dalları uzayarak büyür. Dolayısıyla bu şekillerde gelişirler. Boylarının uzaması da değişiklik gösterir. Bazı mum çiçekleri 30 cm büyürken, bazıları 2 metre boyunda büyür. İlkbahar, yaz ve sonbahar mevsimlerinde esintiden hoşlanmakla beraber, yaz sıcaklarında da yapraklarına su püskürterek çiçeğinizi serinletebilirsiniz. Güneşi en çok sevdiği zamanlar sabahın ilk saatleri ve akşamüzeri güneş ışığının çiçeğinize geldiği saatlerdir. Sulama yaparken dikkat edilmesi gereken hususlardan en önemlisi yaz aylarında daha fazla, diğer mevsim aylarında daha az sulanması gerektiğidir. Yani toprak aşırı derece kuruma yapmayacak. Mevsimine göre ancak yaz ayları hariç çiçeğinizin toprağını kontrol ettiğinizde kuruma varsa eğer 2 günde veya 3 günde bir sulama yapabilirsiniz.

Toprak seçimi yaparken; çiçeğimizi evin içinde yetiştireceksek mutlaka lifli ve steril toprakta yetiştirmemiz gerekir. Toprağın içine ponza taşı da koyarak karıştırmalısınız. Ponza taşı oranı 1/3 olmalı ve ince ponza taşı ilave edilmelidir. Mum çiçeğinizin hastalanmaması için bu husus önemlidir. Eğer evde değil de dışarıda yetiştirecekseniz de biraz koyun gübresi ile humuslu toprağı karıştırmalısınız. Saksı seçimi yaparken toprak saksıyı tercih etmelisiniz.

Bu güzel süs bitkisini yetiştirmek hem keyiflidir hem de sizi dinlendirir.

Antoryum Hakkında Genel Bilgiler ve Yetiştirilmesi Konusunda İpuçları

Antoryum yani Anthurium andreanum çiçeğimiz; bir süs bitkisi olup, salonlarımızda ve ofislerimizde mutlaka vardır. Antoryum, Anthurium cinsinden olup arum familyasından gelmektedir. Bu çiçeğin tarihi çok eskilere,1876 yıllarına dayanmaktadır. Bu yıllarda Kolombiya’da tropik ormanlarda Jose Triana tarafından keşfedilmiştir. Yani ilk çıkış yeri tropikal dağ ormanlarıdır.

Jose Triana bu antoryumu,Fransız botanikçi Edouard Andre’ye tanıtmış ,Andre’de Belçika’ya göndermiştir.Antoryum çiçeği ,bu şekilde 1877 senesinde tanınmaya başlamıştır.

Antoryum yetiştiriciliği 2 şekilde yapılmaktadır. Bunlardan bir tanesi kesme çiçekçilik için yapılan yetiştiricilik bir diğeri de ev veya ofislerimizde yaptığımız yetiştiriciliktir. Salon bitkisi özelliği de olduğundan evde veya ofisimizde küçük hibritler şeklinde, kesme çiçekçilikte ise iri yapıya sahip hibritler ve kültivarlar şeklinde yetiştirilmekte ve türetilmektedir.

Bütün bir sene çiçek açan antoryumun gelişim hızı yavaştır. Öyle ki seralarda yetiştirildiği zaman bile aynı hızla büyümeye devam ederler. Yaklaşık 1-1.5 ayda bir çiçek ve yaprak açarlar. Aşırı sıcaktan hoşlanmadıkları gibi güneş görmesi için en uygun zaman sabah saatlerindeki güneş ışığı ile, akşam üstü güneşi en uygun zamandır. Yaprakların yanmaması için sıcaklığın 28 dereceyi geçmemesi gerekir. Eğer 28 derecenin üzerinde ise perdenin arkasından güneş alması yeterlidir. Havadar ve esintili alanları seven Antoryum için gece oda sıcaklığı 17 derecenin altında da olmamalıdır. Bu çiçeğimiz biraz daha itina ve özen istemektedir. Köklerinin de havaya ihtiyacı vardır. Bu sebepten dolayı, toprağının havadar olmasına dikkat etmeli ve seçiminizi ona göre yapmalısınız. Saksı değişimi için ise en erken zaman 3 yıldır. Yani 3 yıldan sonra saksısını değiştirmelisiniz.

Her çiçek gibi Antoryum da ilgi ve sevgiyle büyür.

Aşk Merdiveni Bitkisi Hakkında Genel Bilgiler ve Evde Bakımı

Nephrolepsis Exaltata yani Aşk Merdiveni; evlerimizde ve işyerlerimizde bir süs bitkisi olarak yerini alır. Ülkemizde Füjer olarak da adı geçen bu güzel çiçek; aslında bir eğreltiotu türüdür. Daha çok orman ve bataklıklarda bulunan bu çiçek; tropikal yerleri sever. Tohum vermeyen ve çiçek açmayan Aşk Merdiveni yapraklarını aşağı doğru sarkıtır. İlk kökeni Avustralya’ya dayanan Nephrolepis obliterata, diğer türleri arasında susuzluğa ve de yüksek güneş ışığına karşı daha dayanıklıdır. Bu türü Akdeniz Bölgemizde görmek mümkündür. Güneş ışığının altında bahçelerde rahatlıkla yetiştirilen bu türün yapı olarak özelliği sert olmasıdır.

Aşk merdiveni bitkisi içinde yaşadığı ortama göre büyür. Kiminin boyu 2-2.5 metreye kadar uzar, kimin boyu da 20 cm de bile kalabilir. Tohum verme ve çiçek açma özelliği olmayan Aşk Merdiveni bitkimizin türleri bu şekilde gelişmiştir. Tohumları vardır. Bu tohumlar yaprakçıkların arka kısmında bulunur. Filizlenme özelliği olmayan bitkimizin kışın tüm yaprakları kurur ancak en önemli özelliği soğuğa karşı dayanıklı olmasıdır.-7 dereceye kadar dayanıklılığını koruyan bitkimiz, yapraklarını dökünce üzülmeyin çünkü ilkbahar aylarında tekrar yaprakları yeşermeye başlar ve coşar.

Aydınlık alanları ve havadar alanları sever. En uygun köşe sabah güneş ışığını bolca alan bir yerdir. Öğlen çok aşırı sıcak olmayan havadar bir yer olması uygundur. Nem ve özellikle esintiyi seven Aşk Merdiveni’ni kuru havalarda yapraklarına su püskürterek ıslatabilirsiniz. Yaz mevsiminde bitkinizi balkonunuza ya da bahçenizde bir köşeye koyabilirsiniz.

Bakımı çok kolay olan bu bitki sizi asla yormaz.