Sümbül

Sümbül genel yapı itibarıyla ,soğanlı bir bitkidir ve hem görüntü ile hem de kokusu ile insanı büyüler. Son derece zarif bir çiçektir.

Hemen hemen her mevsimde rastlamanın mümkün olduğu bu güzel çiçek; kış mevsiminde sıcaklığın 15 derecenin altında olmasından hoşlanmaz. Böyle bir durum ile karşılaşırsa da sağlıklı gelişimi durur. Özellikle hava akımından da hoşlanmadığı gibi, ısı değişimlerini de sevmemektedir.

sumbulSümbül bitkisinin bakımında dikkat edilmesi gereken; sulama işleminin doğru bir şekilde yapılması gerektiğidir. Yaz aylarında da, kış aylarında da çiçeğimizi sulamayı ihmal etmemeliyiz. Yaz aylarında haftada 3 defa sulama yapmalıyız. Kışın ise dikkat etmemiz gereken husus ; susuz kalmaması gerektiğidir. Çiçeğimizi sularken, suyun sıcaklığını oda sıcaklığına getirmeliyiz. Sümbül çiçeği’nin saksı seçimi ile ilgili olarak da; büyük saksı kullanılmaması önemli bir ayrıntıdır.

Türkiye’de özellikle İç Anadolu, Akdeniz Bölgesinde ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde bu bitki çok fazla yetişir. En doğal olanı güze kokanıdır. İnsanı rahatlatan ve huzur veren etkisi bilinmektedir.

Beyaz Zambak

Beyaz zambak ;Ak zambak olarak da bilinmekle birlikte ;geldiği familya Zambakgiller familyasıdır. Görüldüğü bölgelerin başında Kuzey yarım kürede ılıman bölgeler gelmektedir. Ülkemizde de sıkça rastlamanın mümkün olduğu beyaz zambak; soğanlı ve otsu bir bitkidir. Ağaç önlerinde, duvar önlerinde, bahçelerde rahatlıkla görmemizin mümkün olduğu bu bitki lilium candidum olarak da geçmektedir.1 metreye kadar uzayabilmenin yanı sıra; şifa kaynağı özelliği de taşımaktadır. İçilen çayı öksürüğe iyi gelir ve sinir sistemine de etkisi bulunur. Cildi gençleştirir ve diş ağrısı, adet sancısı gibi ağrılar üzerinde de iyileştirici etkisi vardır.

Bakımı esnasında dikkat edilmesi gereken en önemli husus; mevsim, kış mevsimi ise soğuktan korunması gerektiğidir. Çiçeğimizi 12 derecelik oda sıcaklığının altında bulundurmamalı ve sularken de oda sıcaklığında bulunan su kullanmalıyız. Yaz mevsiminde çiçek açan, kış mevsiminde ise; yapraklarını döken Ak zambak yılda bir kez veya iki kez vitamin ve mineraller ile de desteklenmelidir.

Üretim yaparken yapılması gerekenler ise ; soğanlarının veya yan sürgünlerinin suya daldırılması gerektiğidir. Çok hoş bir görüntüye sahip olan Beyaz zambak bitkisi; her gün aynı zamanda ve aynı miktarda sulanmalıdır.

Itır Bitkisinin Yetiştirilmesi ve Genel Özellikleri

Pelargonium graveolens yani ıtır,herkes tarafından bilinen ve çok da sevilen bir bitki türüdür. Gül kokusuna benzer şekilde kokan, limon kokan türleri mevcuttur. Pek çok türü olan ıtır bitkisinin her türünün de çeşitleri vardır. Yetiştirilmesi çok kolay olan çiçeğimizin dalını kırıp başka bir saksıya diktiğinizde hemen yeni fide verir. Yapraklarının hoş kokusu ve güzelliği için yetiştirilen Itır Bitkisi’nin pembe renkli çiçekli olanı da vardır. Pembe renkli olanı ilkbahar mevsiminde görmeniz mümkündür.

Güneş ışığını ve aydınlığı çok seven Itır Bitkisi çok zahmetsiz bir bitkidir. Sizi hiç yormaz. Toprak seçimi de hiç farketmez. Humuslu toprak, killi toprak veya torf. Seçim size kalmış. Besince kuvvetsiz toprak olmasın yeter. Çünkü besince kuvvetsiz topraklarda yaprakları iyice cılız bir hal alır ve sağlığını kaybetmeye başlar. Toprak seçiminde tek dikkat etmeniz gereken husus budur.

Itır Bitkisini evinizde, işyerinizde özellikle yaz mevsimi sıcaklarında balkonunuzda veya bahçenizde tutmanız mümkündür. Evde yetiştirecekseniz mümkün olduğunca aydınlık ve güneş alan bir köşeyi çiçeğinize vermelisiniz. Çünkü karanlık ve ışık almayan köşelerde yaprakları sağlıksız bir hal alır. Yaz aylarında balkonunuza veya bahçenize alırsanız sağlıklı şekilde gelişmeye devam eder. Kış mevsiminde dikkat etmeniz gerekir. Çünkü kış mevsiminde Itır Bitkinizi soğuklardan korumaya almanız gerekir. Budama genellikle ağustos ayında yapılır ama çiçekleri geçmeye başladıysa hem bu zamanda hem de daha sonra ağustos ayında yapabilirsiniz.

Itır bitkisinin köklenmek için özel bir zamana ihtiyacı yoktur. Sadece çok soğukları sevmediğinden bu dönemde bulunduğu yerin soğuk olmaması önemlidir. Suda kök vermeyen bitkimiz, toprakta hemen köklenmektedir.

Eğer sizde çok fazla zahmeti olmayan, güzel bir çiçek yetiştirmek istiyorsanız Itır Bitkisi tam size göre demektir.

Itır  Çiçeği

Kasımpatı’nın Genel Özellikleri Nelerdir?

Chrysanthemum yani Kasımpatı, eski İstanbullular tarafından Krizantem olarak adlandırılır. Kasımpatı çiçeğini balkonunuzda veya bahçenizde çok kolaylıkla yetiştirebilirsiniz. Hem zahmetsiz yetiştirilen bir çiçektir, hem de çok hoş bir görüntüye sahiptir. Sonbahar aylarında çiçeklerini açar ve etrafa çok hoş kokular yayar. Asteraceae familyasından gelen Kasımpatı çiçeğimiz aslında chrysanthemum cinsinden gelen ve çiçek açan türlerine verilen genel bir isimdir. Özellikle sonbahar mevsiminde çiçek açması bir diğer özelliğidir. Çiçeklerine göre yüzlerce çeşide sahip olup, şekilleri ve renkleri de farklılıklar göstermektedirler.

Asya anavatanı olup, soğuğa karşı da dayanıklıdırlar.-30 derece soğuklara karşı da dayanabilen çiçeğimizi çok fazla zorlamaya gerek yoktur. Bu sebepten dolayı hava sıcaklığı -15 derecelere inen ve don olaylarının yaşandığı bölgelerde çiçeğimizi hemen korumaya alalım. Her zaman yaptığımız gibi, Kasımpatı çiçeğimizi de korumak için kuru yapraklar, toprak karışımı ve gübre kullanacağız.

Çiçeklerimizi mevsimlere göre hazırlamamız gereklidir. Kasımpatını yaz mevsimine hazırlarken ilk önce yapmamız gereken şey; mayıs ayının hemen sonunda budama işlemidir. Kısaltma budaması yaparak çiçeğimizi yaza hazırlamış olacağız. Mayıs ayının sonunda budama işlemini yaptıktan sonra, haziran ayının hemen başında da gübresini vermeliyiz. Toprak seçiminde sığır gübresi ilavesi yapılmış, çok kireçli olmayan toprak kullanmalısınız. Çiçeğinize ayrıca bir besin takviyesi yapmanız gerekmez. Kasımpatının çiçeklerini yaz mevsimi geldiğinde arttırmanız mümkündür. Bu işin püf noktası şudur: Gündüz aydınlık vakitte bir veya iki saatlik kısmı, Kasımpatınız için karanlık bir zaman haline çevirirseniz ve gece karanlıkta kaldığı süreyi öncelikle on iki saate kadar çıkartırsanız, çiçeklenmeleri başlar. Sonra bu 12 saatlik zaman dilimini önce 13 saate sonra da 14 saate çıkartmalısınız. Böylece tomurcuklar gelişmeye başlamaktadır. Kasımpatı yetiştirmesi çok keyifli bir çiçektir.

Dolayısıyla çiçekseverler için güzel bir seçimdir.

 

 

 

 

Yıldız Çiçeğinin Genel Özellikleri ve Bakımındaki Püf Noktaları

Dahlia ve Dalya isimleri ile de geçen Yıldız Çiçeği, Papatyagiller familyasından gelmektedir. Yaklaşık 40 kadar türü bulunduğu bilinmekte olup, Orta Amerika ana yurdudur. O kadar çok kültivarı ve hibriti türetilmiştir ki, çok farklı renkleri, çeşitleri vardır ve büyüklükleri, şekilleri de değişiklik göstermektedir. Bitki özelliği yumrulu olmasındadır. Yağış alan mevsimlerde bu yumrular hemen yeşermeye başlar. Ancak çok sıcak ve soğuk mevsimlerde ise toprağın üstündeki kısımlar kuruma yapar.

Kış mevsimi geldiği zaman yumrular, dinlenirler. Aşırı soğuklara karşı hassas olan ve dayanıksız hale gelen Yıldız Çiçeğimiz, havaların ısınması ile birlikte ancak kendine gelebilir. Dayanabileceği hava ısısı maksimum -7 derecedir. Çok daha soğuklar olursa mutlaka Yıldız Çiçeğimizi korumaya almalıyız. Böyle bölgelerde üzerlerine toprak karışımı ve bolca kuru yaprak örtmelisiniz. Hatta sığır gübresi de koyabilirsiniz ki çiçek soğuktan korunsun.

Çiçek şekilleri de farklılıklar göstermekte olup yaklaşık 11 sınıfa ayrılır. Ancak bakımları genel itibarıyla aynıdır. Bir iki ayda hemen çiçek açan ve tohumdan yetişen türleri vardır. Bunların en önemli özelliği yapraklarının küçük olmasıdır.

Toprak seçimine gerek yoktur ancak özellikli bir toprak olsun istiyorsanız, suyu geçiren ve hafif asitli olan toprağı tercih etmelisiniz. Sulama konusunda dikkat etmeniz gereken bir iki husus da bulunmaktadır. İlk sulamayı yaptıktan sonra bir daha toprak tam anlamıyla kuruyana kadar sulama yapmanıza gerek yoktur. Eğer 15 cm’yi geçtiyse artık düzenli olarak haftada bir kez sulama yapabilirsiniz. Yıldız çiçekleri sıcakları sever. Çok sıcaklarda suyunu bol vermelisiniz.

Kış mevsimi geldiğinde yapmanız gereken en önemli şey, soğuktan korumaktır. Eğer İstanbul’da veya aynı iklim özelliklerine sahip bir yerde yaşıyorsanız, yumrular toprakta bırakılıp, sökülmez. Sadece don olayı ile karşılaşma ihtimali varsa, toprağın üstü kuru yapraklar, saman ve tabii ki sığır gübresi ile de örtülür. Sizin de çiçek yetiştirmek gibi bir merakınız var ise, Dalya’yı da yetiştirmelisiniz.

 

Difenbahya’nın Genel Özellikleri ve Bakımı

Difenbahya yani Dieffenbachia,Arum (Araceae) familyasından olup bu cinse ait yaklaşık 200 kadar tür mevcuttur. Süs bitkisi özelliğinde olan Difenbahya güzel yapraklara sahiptir. Yetiştirilmesi de kolaydır, bakımı da. Çok güzel hibrit ve kültivarları bulunmaktadır. Dieffenbachia adını, ünlü Alman doğa bilimci ve aynı zamanda fizikçi Karl Dieffenbach’tan almıştır. Bu çiçeğe ağlayan çiçek ve tropik çiçek gibi isimler de verilmiştir.

Tüm dünyada bilinen bu bitki, genellikle yer seçmez ve çoğaltma işlemi de çok basittir. D.Maculata iri türden olup, dallanan ve budaklanan aynı zamanda renkli yapraklı pek çok kültivar türetilmiş olup, buna Camille kültivarı dahildir. Difenbahyalar arasında en çok yetiştirilen türü Dieffenbachia bowmannii’dir. Yapraklarında seyrek çizgiler vardır ve düzgün çizgilerden oluşmaktadır. Yapraklarının genişliği yaklaşık 20 cm, yapraklarının boyuda yaklaşık 40 cm uzunluğunda olup, sapları da 30 cm kadardır. Yani sapıyla beraber yaprak uzunluğu hemen hemen 70 cm civarındadır. Tropic Snow ile benzerliğpi vardır ama yapraklarına dikkatli bakarsak aradaki farkı kolaylıkla görebiliriz.

Difenbahyaların büyük olanlarından boyları 2 metreyi bile geçenler bulunmaktadır. Yılda 2 metre civarında uzarlar. Difenbahyaların küçük olanları ise gerçekten küçüktür. Boyları 1 metreyi bile bulmaz. Çoğalmaları dipten olmaktadır.

Esintiyi sever, havadar ortamlarda yetiştirilmesi en uygunudur. Sıcak ve susuzluğa karşı da dayanıklı olup; yine de aşırı sıcak ortamlarda bırakmamakta fayda vardır. Karanlık, esmeyen ve havadar olmayan ortamlarda bırakırsanız, verim alamazsınız. Gelişimi yavaşlar ve zamanla bozulmaya başlar. Kış mevsiminde oda sıcaklığı 5 derecenin altında kalmamalıdır. Yaz mevsiminin çok sıcak zamanlarında özellikle öğlen güneş ışığını direkt almaması gerekir. Çiçeğimiz lifli toprak sever eğer elimizdeki toprak lifli değil ise içine biraz ponza taşı karıştırmalıyız. Toprak seçimi önemlidir. Eğer doğru seçim yapmazsak çiçeğimiz çürümeye başlar.

Küpe Çiçeğinin Bakımı ve Genel Özellikleri Hakkında Bilgiler

Fuchsia olarak da geçen Küpe çiçeği, çok hoş görünümlü ve Onagraceae familyasından gelmektedir. Küpe çiçeğini Güney Amerika, Meksika ve Karaib’ler de görmek mümkündür. Bu cinse ait yaklaşık 110 kadar türün olduğu bilinmektedir. Büyük çalı, küçük çalı ve de küçük ağaç şeklinde tipleri mevcut olup; büyük ağaç tipinin boyu yaklaşık 15 metreye kadar uzamaktadır. Boyu 15 metreye kadar uzayan bu ağaç genellikle Yeni Zelanda’da görülür.

Sadece ağaç olarak değil, aynı zamanda süs bitkisi özelliğinde olan tipleri de mevcuttur. Küpe Çiçeği’nin sıcağı ve güneşi seven tek tipi Mrs. Popple’dir. Sadece bu tip güneşe uyum sağlama özelliğine sahiptir. Küpe çiçeği genellikle esintili, çok sıcak olmayan bölgeleri ve yerleri sever. Süs bitkisi özelliğinde olanların boyları çiçeğin çeşidine göre farklılık gösterir. Yaklaşık 50 cm ile maksimum 2 metre arasında değişkenlik gösterirler.

Kış mevsimine dayanıklı olan Küpe Çiçeği çeşidininde; yetiştirme ve bakım aşamasında dikkat etmemiz gereken bazı hususlar bulunmaktadır. Mrs.Popple’nin dayanabileceği sıcaklık -12 derece, Fuchsia magellanica’nın ise -22 derecedir. Diğer soğuğa dayanıklılığı olan tipleri için -7 derece en ideal olan sıcaklıktır. Kuzeyden esen sert rüzgarların olduğu bölgeler çiçeğinize zarar verir ve yaprakları soğuktan hemen dökülmeye başlar. Özellikle İngiltere’de çok bilinen ve ticareti yapılan ve aynı zamanda üretim de yapılan bir çiçektir. İngiltere de -20 dereceye kadar dayanabilen o kadar çok çeşidi vardır ki, İngilizler Küpe Çiçeği’ni çok severler.

Eğer ev içinde yetiştirecekseniz, çiçeğiniz cam kenarında, doğu cepheye bakan ve devamlı esinti alan bir köşede durması gerekir. Küpe Çiçeği ülkemizde çok fazla rağbet de görmemektedir açıkçası. Çünkü sıcak mevsimlerden çok çabuk etkilenen çiçeğimiz, iklim koşulları nedeniyle, uyum sağlamakta güçlük çekecektir.

Ortanca Çiçeği Hakkında Genel Bilgiler

Ortanca Hydrangeaceae familyasından gelen ve aslında sadece ülkemizde değil, tüm dünya ülkelerinde de bilinen bir bahçe bitkisidir. Diğer ülkelerde Hortensia veya Hydrangea olarak bilinmektedir. Çok fazla yetiştirilen ve bilinen türü Hydrangea macrophylla olup, bu türe Fransız ortancası da denmektedir. Yaprakları büyüktür. Budandığı için boyu kısadır. Asıl vatanı Japonya olan bu tür; eğer budanmaz ve soğuğa maruz kalırsa boyu uzamaya başlar. Yaklaşık 2 metreyi bulan ortancalar; çalı haline dönüşür.

Ortancalarınızı ev içinde değil, balkonunuzda bir köşede ya da en güzeli bahçenizde yetiştirmelisiniz. Güneşi tam tepeden almaması gereken ortancanız, eğer bahçenizde güneşi direkt alan bir yerde ise, düzenli ve aynı zamanlarda sulama yapmalı ve rutin olarak da gübrelemelisiniz. Çiçeğin rengi toprağına göre de değişiklik gösterir. Örneğin alkalinli bir toprakta yetişen ortanca bitkisinin rengi pembe, asitli topraklarda ise mor, mavi ve eflatun rengini alır.Asitli toprakta bu renkleri almasının sebebi; içindeki demir ve Ph dengesi ile alakalıdır. Toprak karışımını özel hazırlayabiliriz. Killi toprağın içine ponza taşı ilave edersek çok iyi olur. Eğer kumlu toprak kullanacak isek; killi toprak ilave etmeliyiz. Kırmızı killi toprak en ideal olanıdır.

Eğer bahçede değil saksıda yetiştirmek istiyorsanız; toprak saksı kullanmalısınız. Hatta kenarları kalın saksı olursa daha iyi olur. Saksıda yetiştirirken de doğal toprak kullanılması gerekir.

Ortancalarımızı da sularken dikkat etmemiz gereken birkaç husus bulunmaktadır. Ortancanın toprağı kurumaya başladığı anda hemen su vermeliyiz. Ancak su miktarını çok fazla abartmamalıyız.

Ortanca çok güzel bir çiçektir. Bahçenizde mutlaka yetiştirmelisiniz.

Acem Lalesi Hakkında Genel Bilgiler ve Özellikleri

Eschscholzia California olarak da bilinen Acem Lalesi çiçeği; çok hoş ve herkes tarafından bilinen bir çiçektir. Gelincikgiller familyasından gelmekte olup, bilimsel ismi Rus araştırmacı Eschscholzi’den almıştır. Anavatanı tam olarak bilinemese de ,ağırlıklı olarak Kuzey Amerika’da yetiştirilmektedir.

Süs bitkisi özelliği taşıyan Acem Lalesi, aynı zamanda otsu bir bitkidir. Boyu yaklaşık 50 cm’yi bulabilir. Sadece bahçelerde değil aynı zamanda saksıda da yetiştirilebilen çiçeğimiz, zarif görüntüsü ile cam kenarlarında yerini alır. Acem Lalesini yetiştirmek ve bakmak o kadar kolaydır ki size hiçbir zahmeti olmaz. Eğer sizin de vaktiniz çok yoksa ama hobi olarak aynı zamanda bu işle de uğraşmak ve çiçeklerle ilgilenmek istiyorsanız Acem Lalesi yetiştirebilirsiniz. Öyle ki bol güneşli alanları sever ve tohumları ile üretme imkanınız bulunmaktadır.

Kumlu ve süzek toprakta yetiştirilmesi mümkün olan çiçeğimizi eğer bahçede ekmeyi düşünüyorsanız, yapmanız gereken tek şey; bahçenizde toprağa 20 cm aralıkla ekmenizdir.

Beyaz, kızıl ve bronz renkleri de mevcut olup, çok zarif bir görüntüsü bulunmaktadır. Acem lalesi bir diğer adıyla Kaliforniya Çiçeği’nin sağlık açısından pek çok faydası bulunmaktadır. Bunların en başında uyku problemleri gelmektedir.

Kesme çiçekçilikte çok tercih edilen bir çiçektir ve melezlemeler yapıldığı için pek çok türü gelişmiştir. Acem lalesi tohumu almak istediğinizde tohumlarda genellikle karışık olduğundan; pek çok renk halindedir. Aslında tam bir renk şöleni de diyebiliriz. Dolayısıyla siz de bahçenizde veya evinizde güneş alan bir yerde mutlaka yetiştirmelisiniz.

Ezan Çiçeği Hakkında Genel Bilgiler ve Özellikleri

Ezan Çiçeği, çok değişik ve güzel görünümlü, otsu özellikte bir çiçektir. Bu çiçeğin en önemli özelliklerinden bir tanesi, gün içinde tüm yapraklarının kapalı bir şekilde durmasıdır. Ancak gün batımında yapraklarını açar. Bu gün batımı saati de genellikle Ezan Saatine denk geldiği için bu çiçeğe Ezan Çiçeği ismi de verilmiştir.

Gece mumu çiçeği adı ile de anılan Ezan Çiçeği, bol miktarda tomurcuk verir. Dolayısıyla, gün batımında açan çiçek, bir sonraki gün söndüğü için ömrü de bir günlük olur. Aynı çiçek tekrar açmasa da tomurcuklarının çokluğundan dolayı bu sorun değildir.

Yapraklarının tam ortasında bir sap vardır ve bu sapın üzerinde de tomurcukları durmaktadır.1,5 metreye kadar uzayabilmektedir.

Güneşi çok seven Ezan Çiçeğimiz, tüm gün güneşte kalabilir. Özel bir toprak hazırlatmanız gerekmediği gibi, bahçenizin toprağında rahatlıkla yetiştirebilirsiniz. Ekstra bir hazırlık yapmanıza gerek yoktur.

Çok uzun ömrü olmamasına rağmen, her yıl fide verme özelliğine sahiptir. İlkbaharda coşar, sonbahar mevsiminde de toprak seviyesindedir. Sonbaharda siz de Ezan Çiçeğinizin saplarını kesmelisiniz.

Eskiden Kızıldereliler zamanında, çiçeğin yapraklarının kurutulup, şifa amaçlı kullanıldığı da bilinmektedir. Yaraları iyileştirdiği bilinmektedir. Bunun dışında GLA açısından zengin olan Ezan Çiçeği’nin sedef hastalığına ve egzamaya da iyi geldiği inancı mevcuttur.

Bu çiçek çok hoş görünümlü olmasının dışında, belirli saatlerde açılıp kapanması nedeniyle de insanı şaşırtan bir özelliğe sahiptir. Dolaysıyla sizin de çiçek yetiştirmek gibi bir hobiniz varsa, mutlaka Ezan çiçeği’ni de çiçeklerinizin arasına katmalısınız.