Manolya Çiçeğinin Bakımı ve Yetiştirilmesi Hakkında Genel Bilgiler

Manolya, büyük çiçekleri olan ve harika kokan bir ağaçtır. Manolya’nın yeşil yaprakları vardır ve kışın bu yaprakları dökülmez. İstanbul sokaklarında manolya ağaçlarını her zaman görmeniz mümkündür. Bu ağacın birkaç tane çeşidi vardır. İstanbul’da ağırlıklı olarak Magnolia grandiflora’dır.Bu tip manolyanın en önemli özelliği yapraklarıdır. Kışın yaprakları dökülmeyen, yeşil büyük yapraklara sahiptir. Bu yapraklar sanki parlatılmış gibi görünürler ve çiçekleri de krem ve beyaz renkli kocamandır.

Kış mevsiminde dikkat edilmesi gereken en önemli husus; dona karşı toprağın korunmasıdır. Manolya için toprak da önemlidir. Torf, kestane toprağı ve de kırmızı toprak en uygun olanıdır. Kireçli topraktan hiç hoşlanmayan Manolya’yı eğer kireçli toprağa alıştırmak zaman ister. Manolyanın bakımını sonbahar mevsiminde yaparken manolya ağacının dibine dökülen yaprakları tırmık yardımı ile toprağa karıştırılır. Bu çok faydalı bir işlemdir. Kış mevsiminde dikkat edilmesi gereken husus; don olaylarına karşı mutlaka önlem almalı ve korumaya almalıyız. Saman ve talaş ile diplerini korumalısınız. Bakımın haricinde kış mevsiminde gübreleme işlemini de ihmal etmemeliyiz. İlkbahar mevsiminde yapılması gereken şey humus, sığır gübresi, torf ve kestane toprağı ile yaygı yapmalısınız. Yaz mevsiminde de çiçeklenmeler bittikten sonra işlem yapılmalıdır. Kırılmış dalları mutlaka güzelce temizlemelisiniz.

Ilıman iklimi seven manolya nemi de sever. Manolyanıza şekil vermek için de budama yapmalısınız. Bunun için öncelikle manolya ağacınızın nasıl olması gerektiğini düşünün. Fidan halindeyken, eğer normal bir ağaç şeklinde büyümesini arzu ediyorsanız, alt dallarını budamanız gerekir ama dallarının etrafında uzanmasını istiyorsanız da kendi halinde bırakmanız yeterlidir.

Manolya’nın görüntüsü hem çok hoştur hem de insanın içini açar. Kesinlikle yetiştirmek için çok doğru bir seçimdir.

 

 

 

Akasya Çiçeği ve Ağacının Özellikleri ve Bakımı

Akasya ağacı hem çok güzel görünümlü, hem de güzel kokulu bir ağaçtır. Bu nedenden dolayı yollarda, parklarda çok fazla akasya görürüz. Küçük yaprakları vardır ve görüntüsü de salkım şeklinde olduğundan Salkım ağacı adını da almaktadır. Acacia olarak da geçen akasya; baklagil familyasından gelmekte olup; yarı tropikal ve sıcak ama ılıman iklimlerde yetiştirilmektedir. Yaklaşık 600 adet bilinen türü bulunmaktadır. Bazı türlerine baktığımız zaman hem yazın hem de kışın devamlı yaprakları yeşil olan ya da kışın tüm yeşil yapraklarını döken akasya ağaçları bulunmaktadır. Akasya ağaç olarak sert bir ağaç özelliği taşımaktadır. Dayanıklıdır. Hava değişim koşullarından etkilenmez. Akasya ağacının ilk yetiştiği yer galleghanv dağları olarak bilinmektedir. Bu ağacın Avrupa’da bilinmesini sağlayan kişi de Jan Ruben’dir.

Akasyayı sadece görsel güzellik olarak değerlendirmemek gerekir. Sağlık açısından da faydaları bulunmakta olup; astım ve nefes darlığını azaltıcı etkisi bilinmektedir. Kırmızı, beyaz ve sarı renkte çiçekleri bulunabilir. Akasya ağacından zamk da elde edildiği gibi kumaş boyamada da kullanılmaktadır. Akasyanın pek çok türü bulunmaktadır. Bunlardan en çok bilineni Acacia abeileyana’dır. En önemli özelliği kış ve yaz mevsiminde yeşil ağaç şeklinde ve 3 metre boyundadır. Acacia dealtbata cinsi ise herkesçe bilinen ve çok fazla yetiştirilen bir akasya türü özelliğine sahiptir. Türkiye’de özellikle İstanbul’da sıkça gördüğümüz bu cinsi adalarımızda parklarda ve bahçelerde görmeniz mümkündür. Bu türün asıl vatanı Avusturalya olup, vatanında 30 metreyi bulmaktadır.

Akasya ağacı çiçeğinin bir diğer özelliği de akasya çayı olarak kullanılabilmesidir. Suda kaynatıldığı ve çay olarak kullanıldığı zaman, fiziksel yorgunluğa da iyi geldiği bilinmektedir.

Akasyaların bir diğer özelliği de etrafa yaydıkları güzel ve hoş kokunun haricinde değerli bir ağaç olmasıdır.

akasya-agaci

Zakkum

Yazları Ege ve Akdeniz sahil kasabalarına gittiğinizde pembe, beyaz çiçeklerden oluşan harika ağaçlardan görürüz. Bu ağaçların adı bildiğiniz gibi Zakkumdur. Çok güzel koktukları söylenmese de görünüşleri ile bakan insanı cezbetmektedirler.

Halk arasında Zıkkım Ağacı olarak da bilinen Zakkum’un boyu yaklaşık olarak 5 metreyi bulabilmektedir. Çeşit çeşit renkleri vardır. Pembe, beyaz gibi renkleri ülkemizde Akdeniz ikliminin bulunduğu yerlerde sıkça görülmektedir.

Zehirli bir bitki olduğundan dolayı meyvelerinin ve yapraklarının yenmemesi gerekmektedir. Haricen kullanıldığı takdirde ise kas ağrıları gibi ağrılara iyi geldiği biinmektedir. Yine de Zakkum zehirli bir bitki olduğundan dolayı kullanmamanızı tavsiye etmekteyiz.

Görsel olarak oldukça güzel olan ve şarkılara ilham veren bu bitkinin zehirli olan meyve kapsüllerinden uzak durmanızı tavsiye ederiz.