Reklam filmlerinde bile espri malzemesi olmuştur ama gerçektir eğitimin gerekliliği. Zoru kolay kılar, problemi çözer, zihinlerdeki karanlığı aydınlatır çünkü.

Sinemada ağzımız açık, gözümüz yaşlı izlerken bir kez daha idrak ederiz ama gerçek hayatta ne derece önem veriyoruz o biraz şüpheli. Ünlü Hint filmi Black ve Türk yapımı uyarlaması olan Benim Dünyam filmlerinde de çok çarpıcı bir biçimde işlenmiştir eğitimin önemi. Her izleyen eğitim hakkında olumlu düşüncelerle dolup saygı duyar ancak filmdeki sabrı gösteremez ne yazık ki. Çin atasözü tamda bu durumu anlatır; “Bir yılı düşünürsen ekin ek, on yılı düşünürsen ağaç dik, yüz yılı düşünürsen insan yetiştir”. İnsanı, dolaylı olarak toplumu yetiştirmek işte bu derece uzun, meşakkatli, sabır isteyen bir iştir.

Herkes göstermese de bazıları çıkar ve öyle güzel örnek olur ki saygı ile önünde eğilmek gerekir. Tıpkı Adıyamanlı Filiz ARIK’A bir değil birden çok engeli aşmasında yardımcı olan Mehmet Uğur AYHAN gibi. Doğuştan bedensel engellidir Filiz ve bu yüzden normal çocukların aldığı eğitimi alamaz. Yani derdi bir iken iki olmuştur küçük Filiz’in. Ailesinin Milli Eğitim Müdürlüğü’nden bu konuda yardım istemesi ile şansı gülmeye başlamıştır Filiz’in. Çünkü görevlendirilen öğretmen Mehmet Uğur AYHAN sadece okuma yazma değil aynı zamanda bedensel engeliyle de mücadele etmeyi göze almıştır. Bu mücadele azmi kısa denebilecek bir sürede, üç ayda meyvesini vermeye başlamış ve Filiz ellerini kullanmaya, okumaya, yazmaya dahası yürümeye başlamıştır.